İzmir Dedektiflik A.Ş. Değerlerinizi Korur.

Ücretsiz danışma hattı 444 7 635

Velayet Bilgileri

VELAYET NEDİR ?

VELAYET NEDİR?

Ülkemizde Aile hukuku 4721 sayılı Tür Medeni Medeni Kanunu ile düzenlenmiştir. Velayet boşanma aşamasında boşanan eşlerden anne veya babaya verilen 18 yaşının altındaki çocukların adına kullanacak olan tüm yasal hakların kısa adıdır. 18 yaşını doldurmamış çocukların velayetleri boşanma aşamasında ister anlaşmalı olarak boşanan eşler tarafından belirlenen tarafa veya çekişmeli olarak boşanma dava yargılamasını yapan hâkimin yürürlükte uygulanan Anayasamıza, kanunlara ve hukuka uygun olarak kendi vicdanî kanaatlerine göre hüküm vererek boşanan taraflardan birine mutlaka verilir.

Boşanma aşamasında çocukların velayeti boşanmaya karar veren eşlerin aralarında anlaşarak anlaşmalı boşanma davasında anlaşma şartlarına göre belirledikleri tarafa verilebilir. Ancak boşanma kararı alan eşlerin çocukların velayeti hakkında anlaşamadığı durumlarda çekişmeli boşanma davası açılır. Çekişmeli boşanma davalarında ise boşanma yargılamasını yapan hâkim öncelikle çocuğun tüm bakımı, eğitimi, gözetimi boşanan eşlerden hangisi tarafından en iyi şekilde yerine getirilecekse çocuğun velayeti bu hususlar gözetilerek o eşe verilir. Ancak bazı durumlarda mesela hala annesini emen bebeklerin anne bakımı, şefkati ve gözetimi göz önünde bulundurularak bu tür bebek çocukların velayeti hâkim tarafından anneye verilir. Bu hususun değiştiği bazı durumlarda söz konusudur. Bu durumların başında annenin uyuşturucu madde müptelası olması, aşırı alkol bağımlısı olması veya bebeğe şiddet uygulayarak bebeği darp etmesi, bebeğin yeme içme ve benzeri yaşamsal temel ihtiyaçlarını karşılamaması veya çocuğun bakımı ile yakından ilgilenmeyerek çocuğunu ilgi ve alakasız 3. Şahıslara bırakarak çocuğunun yanında bulunmaması çocuğunla ilgilenmemesi gelmektedir. Boşanma yargılamasını yapan Sayın mahkemenin hâkimi çocuğun velayetini böyle durumlarda çocuğun babasına da verebilir. Babanın çocuğa bakma imkân ve ihtimalin bulunmadığı durumlarda ise çocuk mahkeme hâkimi tarafından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı çocuk esirgeme kurumlarından birine teslim edilmesine karar verebilir. Ancak yukarıda anne hakkında itham ve iddia edilen hususların tamamı elle tutulur, gözle görülür hukuka uygun olarak elde edilmiş delillerle ve varsa tanıkların mahkeme huzurunda alınan beyanlarıyla ispatlanmış olması gerekir.

Eşlerin boşanmaları yönünde karar verildiğinde 18 yaşın altında olan ergin olmayan çocuklar sayın mahkeme hâkimi tarafından hangi eşe verilirse çocuğun velayeti de bu eşe verilmiş olur. Vekâlet hakkının kullanılması hakkı da çocuğun velayetinin verildiği eşe aittir.

Ergin olmayan çocuklar ana ve babasının velayeti ve koruması altındadırlar. Herhangi bir yasal sebep ve zorundalık olmadıkça çocukların velayeti ana ve babadan alınamaz. Yasal sebep ve zorundalıktan kast ise anne ve babanın velayet altına alınacak olan çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamaması, çocuğa bakmaması, çocukla ilgilenmemesi, çocuğa işkence yapması, çocuğa kötü muamelede bulunması, çocuğa eziyet etmesi, çocuğa suç işleterek çocuğu suça sürüklemesi ve benzeri nedenlerin var olması halinde çocuğun velayeti ve çocuk boşanma yargılamasını yapan mahkeme hâkimi tarafından resen gözetilerek çocuğun eğitimini alabileceği ve barınabileceği herhangi bir devlet kurumuna yerleştirilerek çocuğun velayet yetkileri bu kuruma verilir. Bu husus Türk Medeni Kanununun 335. Maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

Madde 335.- Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz.

Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar.

Eşler evli ile evlilik süresince çocuklarının velayetlerini birlikte kullanırlar. Evlilik birliği mahkeme kararıyla sona ermiş ise veya eşlerin ayrılık hali gerçekleşmiş ise ilgili Aile Mahkemesinin bulunmadığı bölgelerde ise Aile Mahkemesi sıfatı ile görev yapan Asliye Hukuk Mahkemeleri hâkimleri çocuğun veya çocukların velayetini eşlerden birine yargılama sonuçlanıncaya kadar geçici olarak, yargılama bitiminde ise kalıcı olarak verirler. Velayet anne veya babanın birinin ölümü halinde hayatta kalan sağ eşe verilir. Ancak boşanma halinde ise çocuk hâkim tarafından hangi eşe bırakıldıysa velayet haklarını da kullanmak o eşe aittir. Bu husus Türk Medeni Kanununun 336. Maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

II. Ana ve baba evli ise

Madde 336.- Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar.

Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hâkim, velayeti eşlerden birine verebilir.

 Velayet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.

Eşlerin evli olmadıkları hallerde yani aralarında resmi kıyılan bir nikâh yoksa  ve taraflar müşterek bir çocuk dünyaya gelmiş ise bu çocuğun 18 yaşını dolduruncaya kadar velayeti anneye aittir. Annenin yaşının küçük olması, anneye kayyum atanması, annenin vesayet altına alınması, annenin vesayet yetkilerine haiz velayet altına alınması ve benzeri kısıtlamalar gibi hallerle kısıtlılık halinde olması veya velayetin kendisinden alınmış olması, annenin ölmüş olması hallerinde çocuğun menfaatine göre yargılamayı yapan hâkim çocuğa vasi atar veya çocuğun velayetini; söz konusu çocuğun babası evlilik dışarısında olsa da tanımış ise veya babalığa mahkemece hükmedilmiş ise babaya verir. Bu husus Türk Medeni Kanununun 337. Maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

III. Ana ve baba evli değilse

Madde 337.- Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir.

Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velayeti babaya verir.

Evli eşler yetişkin olmayan 18 yaşın altındaki üvey çocuklarına da kendi öz çocukları gibi ilgi ve özen göstermekte yükümlüdürler. Kendi çocuğu üzerinde velayeti kullanan eşe diğer eşte şartların el verdiğince yardımcı olması gerekir. İçinde bulunan koşullar ve durum zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun her türlü ihtiyacı için onu temsil eder.   Bu husus Türk Medeni Kanununun 338. Maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

IV. Üvey çocuklar

 Madde 338.- Eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdürler.

 Kendi çocuğu üzerinde velayeti kullanan eşe diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur; durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder.

Evli eşler çocuğun bakım ve eğitimi konusunda çocuklarının menfaatlerini göz önünde tutarak her türlü gerekli kararları alarak uygularlar. Bakıma muhtaç 18 yaşın altındaki çocuklar anne ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdürler. Anne ve babalar çocuklarının olgunluğu ölçüsünde çocuklarına hayatlarını düzenleme olanağı ve imkânı tanırlar. Çok önemli konularda olabildiğince çocuklarının düşüncelerini göz önünde tutarlar. Çocuklar anne ve babalarının rızası olmadıkça yaşadıkları evi kesinlikle terk edemezler ve herhangi bir yasal sebep (mahkeme kararı) olmadıkça çocuklar anne ve babalarından alınmazlar. Çocuklarının ismini anne ve baba koyar. Bu husus Türk Medeni Kanununun 339. Maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

B. Velayetin kapsamı

I. Genel olarak

Madde 339.-  Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar.

Çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür.

 Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar.

Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz.

Çocuğun adını ana ve babası koyar.

Yukarıda çocukların velayeti ile ilgili bilinmesi gereken bilgileri sayın ziyaretçilerimizle paylaştık. Sayın ziyaretçilerimizin bu konu ile ilgili farklı bir bilgiye ihtiyaçları olması halinde bize web sitemizin SORUN CEVAPLAYALIM bölümünden mesaj atarak veya şirketimizin 444 7 635 numaralı ücretsiz danışma hattını 7 gün 24 saat arayarak bilgi edinebilirler. 

Saygılarımızla İzmir Dedektiflik A.Ş.

 

ÖNEMLİ UYARI
izmirdedektiflikburosu.com içeriğinde yayınlanan tüm makale, içerik ve bilgiler Özel dedektif Bilal KARTAL tarafından yazılmış olup, tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır. Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan makaleler ve bilgiler uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır.