7 Gün 24 Saat Ücretsiz Danışma Hattımız

444 7 635

HİZMETLERİMİZ HAKKINDA DETAYLI BİLGİ ALMAK İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇMENİZ YETERLİ

Sıkça Sorulan Sorular

Özel Dedektif Tutmak Yasak mı?

 

Yasaklar ülkemizde adaleti, huzuru ve sükûneti sağlamak için kanun koyucu tarafından hazırlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylandıktan sonra Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak kanunlaştırılan yasalarımızın ilgili maddeleri ülkemizde yasaklanan her şeyi açıkça belirtilmiştir. Belirtilen bu yasaklar içerisinde Özel Dedektif tutmanın yasak olduğu ibaresi bulunmamaktadır. Bu nedenle ülkemizde Özel Dedektiflik mesleği uygulanmaktadır. Özel Dedektif tutmak yasaldır.

 

 

 

Özel Dedektif tutmak suç mu?

 

Özel dedektiflik mesleği 1800’lü yıllarda ilk olarak Fransa da uygulanmaya başlanmıştır. İlerleyen yıllarda özel dedektiflik mesleği Amerika ve Avrupa ülkelerinde de özel dedektiflik mesleği uygulanmaya başlanmıştır. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde uygulanan özel dedektiflik mesleği ülkemize gelişmiş dünya ülkelerinden gelmiştir. Gelişmiş dünya ülkeleri suç olarak tanımlanmayan özel dedektiflik mesleğinin ülkemizde uygulanması ve insanların özel dedektiflik hizmeti alması suç değildir. Değişen ve gelişen dünyamızda son yıllarda teknolojide de büyük gelişmeler gözlenmektedir. Bu değişiklikler insan yaşamını olumlu yönde etkilerken olumsuz yönde de etkilediği bazı hususlar vardır. Bu hususların başında insanlar arasında iletişimin daha kolay olması nedeni ile insanların sadakat yükümlülüklerinin yerine getirmeyerek, sadakatsiz davranışlar sergilendiğinde sadakatsiz davranışların tespit edilmesi, acılan boşanma davalarına delil temini, açılan velayet davalarına delil temin edilmesi, insanların kısa yoldan maddi çıkar elde etmek için birbirlerini dolandırdığı durumlar da, evden, iş yerinde, yazlıktan yapılan hırsızlıklar da, evleneceğimiz kişinin araştırılma ihtiyacı hissedildiği durumlar da, çok özel sorununuza çare ararken, öğrencilerin okul sonrası uygunsuz davranışlarının tespit edilmesi, aile bireylerinin kötü alışkanlıklarının tespit edilmesi durumların da kişisel olarak müracaat ederek Özel Dedektif Hizmeti alabilirsiniz. Kurumsal firmalar personellerinin takip edilmesi, personel işe alırken cv doğrulaması, tescilli markaların haklarına tecavüz edildiği durumlarda, firmaların ürettiği ürünlerin taklit edilmesi durumlarında ve sahte olarak üretildiklerinde, sanayi casusluğu, piyasa araştırması, ortak araştırması, bayilerin araştırılması, personelin yaptığı hırsızlıkların araştırılması, hususlarında kurumsal firmalarda özel dedektif hizmetinden yararlanabilirler. Bu nedenle tüm gelişmiş dünya ülkelerinde sağlıklı bir şekilde icra edilen özel dedektiflik mesleği ülkemizde de vatandaşlarımıza hizmet vererek adaletin tecelli etmesinde bir nebze de olsa yara sağlamaktadır. Bu nedenle özel dedektif tutmak suç değildir.

 

 

 

Özel Dedektifin elde ettiği fotoğraflar mahkemede delil olarak kullanılabilir mi?

 

Yasalara uygun olarak elde edilen her türlü delil (fotoğraf, video kamera kaydı, ve benzeri) mahkemelerde görülen davalarda kullanılabilir. Elde edilen delilin kişilerce veya Özel Dedektif tarafından elde edildiğine bakılmaz. Ancak elde edilen fotoğraf ve ya video kayıtlarının suç işlenmeden yasalara uygun olarak elde edilmiş olması gerekmektedir. Örneğin, bir kişinin yatak odasında çekilen bir fotoğraf veya video kaydı kişiden izin alınmadan habersiz çekilmesi durumunda çekilen görüntüler o kişinin Özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği anlamına gelir. Böyle elde edilen bir delil suç işleyerek elde edildiği için yasalara aykırı elde edilen delillerden olması nedeni ile mahkemelerce kabul edilmemektedir. Kabul edilse dahi bu delile mahkemenin hâkimi itibar etmemektedir.

Not: Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu eşler arasında da oluşabilmektedir. Bu nedenle elde edilen delillerin elde edilmesi sırasında yasalara uygun hareket edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde suç işleyerek elde edilen deliller sayın mahkemelerde kullanılamayacağı gibi suç işleyerek delil elde eden kişiler işlediği suçtan sorumlu tutularak suçun kanun maddesinde öngörülen ceza ile cezalandırılır.

 

 

 

Eşimin sevgilisi ile yatak odasında görüntüsünü çektim bu suç mu?

 

Anayasamızın 20. Maddesinde insanların Özel yaşamları ile ilgili Anayasal düzenleme yapmıştır. İnsanların özel hayatlarının gizliliği ihlal edildiğinde düzenleme ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 134. Maddesince düzenlenmiştir.Türk Ceza Kanunun 134. Maddesinde ise;

MADDE 134.– Maddenin birinci fıkrası metninde, özel hayatın gizliliğinin ihlâli suç olarak tanımlanmaktadır. Böylece, gizli yaşam alanına girerek veya başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayının saptanması ve kaydedilmesi cezalandırılmaktadır.

Böylece elde edilen saptama ve kayıtlardan herhangi bir suretle yarar sağlanması veya bunların başkalarına verilmesi veya diğer kimselerin bilgi edinmelerinin temini veya basın ve yayın yoluyla açıklanması suçun ağırlaşmış şeklini oluşturmaktadır.

Şeklinde açıklanmıştır.Türk Ceza Kanunun 134. Maddesindeki suçun gerekçesinde açıklaması ise;

Maddenin gerekçesinde, kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu görüntü veya sesler örneğin soruşturma kapsamında hukuka uygun bir şekilde kayda alınmış olabileceği gibi, birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi suretiyle elde edilmiş olabilir. İkinci fıkrada tanımlanan suç, elde edilmiş olan bu ses veya görüntü kayıtlarının ifşasıyla, yayılmasıyla, yani yetkisiz kişilerce öğrenilmesinin sağlanmasıyla oluşur. Bu ifşanın hukuka aykırı olması gerekir. Bu bakımdan özel hayata ilişkin kayıtların, savcılık veya mahkemeye verilmesi, duruşmada gösterilmesi ve dinlenmesi hâlinde, söz konusu suç oluşmayacaktır. İfşanın, basın ve yayın yoluyla yapılması, söz konusu suçun nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir.

Şeklinde açıklanmıştır. Yukarıda açıklanan kanun maddesinde özel hayatın gizliliği ihlal suçunun tanımında kanun koyucu “özel yaşam alanına girerek ve ya başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayının saptanması” şeklinde açıkça belirtmiştir. Eşinizin sevgilisi ile çekilen görüntünün yatak odasında çekildiğinden bahsetmişsiniz bu durumda görüntüyü elde etmek için özel yaşam alanına girmiş ve başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayını saptamışsınız. Bu nedenle, eşinizin yatak odasında sevgilisi ile çekilen öpüşme ve ya sevişme görüntüsü yasalara aykırı olarak elde edildiğinden eşinize karşı eşinizin ve sevgilisinin özel hayatının gizliliğini ihlal suçunu işlemiş sayılırsınız. Boşanma davanızın görüldüğü mahkemeye elde ettiğiniz delilleri sunmanız halinde elde ettiğiniz deliller hukuka aykırı elde edildiği içinde Sayın mahkeme hâkimi eşinizin başka bir bayan ile yatak odasında çekilen görüntülerine itibar etmeyeceği kanaatindeyim.

 

 

 

Eşime Karşı Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmiş Olur muyum?

 

Anayasamızın 20. Maddesi insanların Özel yaşamları ile ilgili Anayasal düzenlemeyi yapmıştır. İnsanların özel hayatlarının gizliliği ihlal edildiğinde düzenleme ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 134. Maddesince düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunun Düzenlenen 134. Maddesinin gerekçesinde;
MADDE 134.– Maddenin birinci fıkrası metninde, özel hayatın gizliliğinin ihlâli suç olarak tanımlanmaktadır. Böylece, gizli yaşam alanına girerek veya başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayının saptanması ve kaydedilmesi cezalandırılmaktadır.
İkinci fıkrada, böylece elde edilen saptama ve kayıtlardan herhangi bir suretle yarar sağlanması veya bunların başkalarına verilmesi veya diğer kimselerin bilgi edinmelerinin temini veya basın ve yayın yoluyla açıklanması suçun ağırlaşmış şeklini oluşturmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasında, kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu görüntü veya sesler örneğin soruşturma kapsamında hukuka uygun bir şekilde kayda alınmış olabileceği gibi, birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi suretiyle elde edilmiş olabilir. İkinci fıkrada tanımlanan suç, elde edilmiş olan bu ses veya görüntü kayıtlarının ifşasıyla, yayılmasıyla, yani yetkisiz kişilerce öğrenilmesinin sağlanmasıyla oluşur. Bu ifşanın hukuka aykırı olması gerekir. Bu bakımdan özel hayata ilişkin kayıtların, savcılık veya mahkemeye verilmesi, duruşmada gösterilmesi ve dinlenmesi hâlinde, söz konusu suç oluşmayacaktır. İfşanın, basın ve yayın yoluyla yapılması, söz konusu suçun nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir.
Yukarıda belirtilen kanun maddesinde suçun tanımında kanun koyucu özel yaşam alanına girerek ve ya başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayının saptanması şeklinde açıkça belirtmiştir. Eşinizin sevgilisi ile çekilen görüntünün bir evin yatak odasında çekildiğinden bahsetmişsiniz bu durumda görüntüyü elde etmek için özel yaşam alanına girmiş ve başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayını saptamışsınız. Bu nedenle eşinizin yatak odasında sevgilisi ile çekilen öpüşme ve ya sevişme görüntüsü yasalara aykırı olarak elde edilen delillerden sayılıp Sayın mahkeme hâkimince itibar edilmeyeceği kanaatindeyim.

 

 

 

Özel Dedektiflerin çalışma alanları nelerdir?

 

Özel dedektifler devletten bağımsız olarak çalışan vermiş oldukları hizmetin karşılığında ücret alarak araştırma hizmeti veren kişilerdir. Dünya üzerinde bulunan hemen hemen bütün ülkelerde özel dedektiflik mesleği icra edilmektedir. Özel dedektiflerin verdiği hizmetlerin tamamı aynı olsa da ülkelere göre çalışma sistemlerinde bazı değişiklikler görülebilir. Bunun nedeni gelişmiş dünya ülkelerinde özel dedektiflik mesleği 100 yılı aşkın bir süredir yapılmaktadır. Bu nedenle bu ülkelerde özel dedektiflik mesleği kanunlaşarak devlet kurumları tarafından denetim altına alınmıştır. Dünya üzerinde birçok özel dedektif ve özel dedektiflik firmalarında çalışan araştırma görevlileri farklı alanlarda çalışma yapmaktadırlar. Dünya üzerinde özel dedektiflerin çalışma alanlarında farklılık olsa da genelde aynı tür işleri yapmaktadırlar. Özel dedektiflerin çalışma alanları ticari faaliyette bulunan kurumsal firmalar ile insanların istemiş olduğu her türlü araştırma hizmetini özel dedektifler yapmaktadır. Ancak, müşteriler tarafından talep edilen hizmetin hukuka uygun olması gerekmektedir.

 

 

 

Özel hayatın gizliliği ihlali suçu nasıl olur?

 

Özel hayatın gizliliği suçunun kanunlardaki tanımı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 134. Maddesinde açıkça belirtilmiştir. Bu kanun maddesine göre insanların özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişilerin hapis cezası ile cezalandırılacağını açıkça belirtmiştir. 134. Maddenin gerekçesinde bu suçun ne şekilde işleneceğini açıkça belirtilmiştir. Bu kanunun madde gerekçesinde;

“Kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu görüntü veya sesler örneğin soruşturma kapsamında hukuka uygun bir şekilde kayda alınmış olabileceği gibi, birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi suretiyle elde edilmiş olabilir. İkinci fıkrada tanımlanan suç, elde edilmiş olan bu ses veya görüntü kayıtlarının ifşasıyla, yayılmasıyla, yani yetkisiz kişilerce öğrenilmesinin sağlanmasıyla oluşur. Bu ifşanın hukuka aykırı olması gerekir. Bu bakımdan özel hayata ilişkin kayıtların, savcılık veya mahkemeye verilmesi, duruşmada gösterilmesi ve dinlenmesi hâlinde, söz konusu suç oluşmayacaktır. İfşanın, basın ve yayın yoluyla yapılması, söz konusu suçun nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir.”

Şeklinde açıklanmıştır. Bu kanun maddesinin gerekçesinde suçun oluşabilmesi için kişilerin özel yaşam alanlarına girilmesi ve başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan yaşam olayının saptanması olarak belirtilmiştir. Bu hususlara aykırı hareket edildiğinde özel hayatın gizliliğinin ihlal suçu oluşur.

 

 

 

Facebook yazışmaları ile aldatma ıspatlanabilir mi?

 

Günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle sosyal paylaşım uygulamalarının da sayıları hızla artmıştır. Facebook uygulaması bu sosyal paylaşım uygulamalarından en çok kullanılan uygulama olan facebook yazışmaları ile aldatma ispatlanması çok zor hatta imkânsızdır. Bunun nedeni ise bir delil başkaları tarafından oluşabiliyorsa bu delile itibar edilmez. Bu nedenle facebook yazışmaları ile aldatma ispatı yapılamaz. Ancak eldeki facebook yazışmaları içeriğinde aldatma yönünde ibareler var ise yazışmayı yapan kişi ile yazışmanın yapıldığı kişi arasında arasında yapılan yazışmalar haricinde başkaca fotoğraf, video, telefon görüşmeleri ve SMS mesajları delil olarak bulunması halinde eldeki facebook yazışmaları destekleyici delil olarak kullanılabilir. Böyle bir durumda kişiler arasında elde edilen facebook yazışma görüntüleri başlıca aldatmanın ispatı değildir. Sadece bu tür görüntülerle aldatma ispatı yapılamaz. Ancak aldatma ispatı yönünde var olan delillerin desteklenmesi için bu yazışmalar kullanılabilir.

 

 

 

Eşimin cep telefonunaki mesaj kayıtları ile beni aldattığını ıspatlayabilir miyim?

 

Ülkemizde uygulanan hukuk sisteminde yargılamalara konu olan dosyalara sunulan delillerin hukuka uygun elde edilmesi son derece önemlidir. Yapılan yargılama ister adli ister idari yargılama olsun yargılamaya konu olan dosyaya sunulacak olan delillerin tamamı hukuka uygun elde edilmiş olması şartı aranmaktadır. Hukuka aykırı suç işleyerek elde edilen delillerin tamamına Sayın mahkemeler itibar etmemektedir. Bu nedenle, eşinizin cep telefonunda bulunan mesaj kayıtlarının içeriği ne şekilde elde edildiğinin önemi büyüktür. Örneğin, eşinizin cep telefonunu eşinizden izinsiz kurcalayarak telefon içeriğinde bulunan mesaj kayıtlarını kendiniz fotoğraflarsanız burada eşinizin özel hayatının gizliliğini ihlal suçunu oluşturmuş olursunuz. Eşinizin özel hayatının gizliliğini ihlal etmeniz suçtur. Suç işleyerek elde edilen delillerin tamamı da hukuka aykırı elde edilen deliller arasındadır. Eşinizin cep telefonundaki görüntüleri eşinizden izinsiz olarak resimlerini çekerek, çekmiş olduğunuz resimleri boşanma davanızın görüldüğü veya görüleceği mahkemeye sunmanız halinde eşinizin kendisi veya avukatı bu duruma itiraz ederse söz konusu delillere mahkeme hâkimince itibar edilmez. Bu nedenle kurulan hükmün gerekçesinde de bu delillere yer verilmez. Ayrıca eşiniz söz konusu delilleri mahkemeye sunduğunuzda şahsınız hakkında suç duyurusunda bulunması halinde şahsınız Türk Ceza Kanunu 134. Maddesi özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yargılanarak hapis cezası ile cezalandırılırsınız. Eşinizin karşı cins ile gün içerisinde sık bir şekilde telefon ile görüşmesi ve mesajlaşması bilgisine sahip iseniz eşinize karşı görülen veya görülecek olan boşanma davasındaki dosyanıza eşinizin karşı cinsle yaptığı telefon ve mesajlaşma kayıtlarını delil olarak getirtilmesini talep edebilirsiniz. Yargıtay’ın ilgili hukuk daireleri son yıllarda evli kişilerin karşı cins ile sıklıkla yapmış olduğu telefon görüşmelerini ve mesajlaşmalarını sadakatsiz davranış olarak değerlendirerek yerel mahkemelerin bu yönde vermiş olduğu boşanma kararlarını onaylamaktadır.

 

 

 

Bilgisayar kayıtlarını mahkemeye sunarak aldatıldığımı ıspatlayabilir miyim?

 

Ülkemizde uygulanan hukuk sisteminde mahkemelerde yapılan dosyalara sunulacak olan delillerin tamamının hukuka uygun elde edilme şartı aranmaktadır. Bu husus hukuk sisteminin olmazsa olmazlarındandır. Bu nedenle Sayın mahkeme hâkimleri dosyaya sunulan delillerin tamamının hukuka uygun elde edilip edilmediğine bakarak dosya üzerinde değerlendirme yaparlar. Eşinizin bilgisayar kayıtlarından bahsetmişsiniz. Eşinizin kullanmış olduğu bilgisayar eşinizin şifreli veya şifresiz olan kendi özel bilgisayarı ise eşinizin bilgisayarını eşinizden izinsiz açarak içinde bulunan aldatma verilerini kullanmanız hukuka aykırı olacağından eşinizin bilgisayar kayıtlarını mahkemeye delil olarak sunmanız halinde Sayın mahkeme hâkimi dosyaya sunmuş olduğunuz delillere itibar etmeyecektir. Ancak eşiniz ile birlikte aile fertlerinizin ortak kullanmış olduğu bir bilgisayarda eşinizin bilgisayar kayıtlarını elde etmeniz halinde bu kayıtları mahkemeye sunduğunuzda Sayın mahkeme hâkimi kayıtların kim tarafından oluşturulduğu değerlendirmesini çok iyi yapar. Sayın hâkimin yapmış olduğu değerlendirmeler neticesinde eşinizin ortak kullanılan bir bilgisayardaki kayıtların eşiniz tarafından oluşturulduğuna kanaat getirir ise bu kayıtları mahkemeye delil olarak sunabilirsiniz. Ancak kayıtların içerisinde bulunan içeriklerde aldatmanın var olup olmadığına yine Sayın mahkemenin hâkimi karar verecektir. Bu husus insanlar tarafından oldukça fazla merak edilen bir husustur. İnsanlar mantıken eşlerinin bilgisayar kayıtları elde edildiğinde bu kayıtları Sayın mahkemelere sunduklarında mahkemede eşlerinin kendilerini aldattıklarını ispatlayacaklarını düşünmektedirler. Ancak hukukta başkaları tarafından oluşturulan veya oluşturulma ihtimali bulunan birçok delil vardır. Bilgisayar kayıtları da bu deliller içerisinde yer almaktadır. Geçmişte art niyetli bazı kişi ve kişiler eşlerinden bir an önce boşanmak için eşlerin adına açmış oldukları facebook, twitter, hatsapp ve benzeri sosyal paylaşım uygulamalarında eşlerin adına sahte halk arasında fake hesap olarak bilinen hesaplar açarak çeşitli yazışmalar yapmışlardır. Yapmış oldukları yazışmaların içeriğinde eşlerinin sevgilisi ile yapılan aşk yazışmaları niteliğinde bilgiler olan kayıtları mahkemelere sunmuşlardır. Mahkemelerin yapmış olduğu inceleme ve araştırmalar neticesinde kayıtların delilleri sunan eş ve eşin yakınları tarafından oluşturulduğu saptanmıştır. Bu nedenle yukarıda izah edilen hususlar nezdinde Sayın mahkemeler eşlerin bilgisayar kayıtlarına itibar ederek hüküm verilebilmesi için öncelikle elde edilen bilgisayar kayıtlarının hukuka uygun elde edilme şartı daha sonra da elde edilen delillerin kişinin eşi tarafından oluşturulduğu tespit edilmesi gerekmektedir. Bu iki husus incelendiğinde herhangi bir hukuka aykırılık yok ise eşinizin bilgisayar kayıtları ile Sayın mahkemelerde aldatma ispatı yapabilirsiniz.

 

 

 

Mahkemede aldatıldığımı nasıl ıspatlarım?

 

Ülkemizde uygulanan hukuk sistemi içerisinde aldatmanın yeri 4721 sayılı Türk medeni kanununun 161. Maddesinde yer almaktadır. Bu madde aldatma(zina)’nın tanımını yapmaktadır. Aldatma birinci dereceden özel boşanma sebebi olup eşini aldatan, zina eden taraf tam kusurlu sayılmaktadır. Boşanma davasını görüldüğü mahkemede aldatma (zina)nın ispatı oldukça zor hatta imkânsızdır. Günümüzde insanlar eşlerinin facebook ve twitter gibi sosyal medya uygulamalarında eşlerinin üç beş yazışmasını yakaladığında veya eşlerinin cep telefonlarında gördükleri mesajlar ile aldatmanın ispat edilebileceğini düşünmektedir. Ancak bu düşünce son derece yanlıştır. Ülkemizde uygulanan hukuk sisteminde aldatmanın ispatı elle tutulur gözle görülür kesin inandırıcı delillerle yapılabilir. Bu delillerden bazıları eşin karşı cinsten biriyle bir otele giriş ve çıkış görüntülerinin elde edilmesi kişilerin otel konaklama belgesi üzerindeki imzaları ile yine otel ücretinin ödendiği fatura ve kredi kartı belgeleri ile ispatlayabilirler ayrıca kişilerin kendi el yazıları ile yazmış oldukları aşk mektupları günlükler ve hatıra defterlerinin asıllarıyla ile de aldatma ispatlanabilir. Aldatmanın ispatlanabilmesi aldatma eylemini gerçekleştiren kişiler arasında kamuya açık alanlarda çekilen samimi(öpüşme, sevişme, okşama, sarılma, cinsel içerikli samimi temas ve benzeri) eylemlerin fotoğraf veya video kamera ile kayıt altına alınmasıyla da yapılabilir. Aldatma eyleminin ispatlanacağı bir başka olayda evli kişinin karşı cinsten bir çocuğunun dünyaya gelmesi bu çocuğun nüfus kütüğüne işlenmesiyle de ispatlanabilir. Aldatma eyleminin ispatlanabilmesi için elde edilen delillerin tamamı hukuka uygun olarak elde edilmiş olmalıdır. Hukuka aykırı olarak elde edilen örneğin; Eşinizin karşı cins ile başkaları tarafından girilmesi mümkün olmaya bir yerde izinsiz çekilmiş fotoğraf veya video kayıtları, eşinizin özel bilgisayarı, tableti ve cep telefonundan yine izinsiz olarak alınan kişisel veriler, eşinizin izinsiz olarak kaydedilen telefon görüşmeleri ve ses kayıtları ile benzeri gibi elde edilen deliller hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan delillerden olduğu için aldatma(zina)nın ispatı yapılamaz.

 

 

 

Eşimin sevgilisiyle kaldığı otel kayıtlarına nasıl ulaşabilirim?

 

Ülkemizde uygulanan hukuk sisteminde kişilerin banka hesapları, kredi kartı dökümleri, cep telefonu görüşmeleri, cep telefonu mesaj kayıtları, uçak biletleri, tapu kayıtları, araç bilgileri, otel kayıtları ile benzeri kayıtların tamamı mahkeme kararı ile ilgili kurumlardan alınabilir. Bunun dışında kişinin herhangi birine vereceği bir özel vekaletname ile de bu kayıtları almak mümkündür. Ancak herhangi bir mahkeme kararı veya vekaletname olmadan kişilerin özel bilgilerini içeren hiçbir belge bilgi ilgili kurumlardan alınamaz. Günümüzde bazı özel dedektiflik firmaları ile kişi ve kişilerin otel kayıtlarını para karşılığında aldıklarını belirtmektedir. Ancak böyle bir işlem hukuka aykırı olarak yapılan bir işlemdir. Ülkemizde uygulanan adli ve idari hukuk sisteminde hukuka aykırı elde edilen delillerin tamamı yargılamaya konu olan dosyalara sunulamaz. Bu tür deliller yargılamaya konu olan dosyaya sunulsa dahi sayın mahkemelerin hâkimleri yargılama dosyasına sunulan hukuka aykırı delillere itibar etmeyerek kuracağı hükmün gerekçeli kararında bu tür delillere yer vermeyecektir. Eşinizin sevgilisiyle kaldığı otelin kayıtlarına ulaşabilmeniz için öncelikle eşinize karşı çekişmeli boşanma davası açmış olmanız gerekmektedir. Açılan davanın delilleri sunma aşamasında sayın mahkemeden delil listenizde olan otel kayıtlarının getirtilmesini talep edebilirsiniz. Talebiniz sayın mahkemenin hâkimince değerlendirilerek gerek görüldüğü takdirde eşinizin sevgilisiyle kaldığı söz konusu otelden kayıtları müzekkere yazarak isteyecektir. Ancak bu husus geniş takdir yetkisi olan sayın mahkeme hâkiminin vereceği bir karardır. Sayın mahkemenin hâkimi gerek gördüğü takdirde otel kayıtlarını isteyebilir. Sayın hâkim gerek görmezse bu otel kayıtlarını istemez. Eşinize karşı çekişmeli boşanma davası açmadan başka hiçbir mahkeme yoluyla eşinizin sevgilisi ile kaldığı otel kayıtlarını getirme ihtimaliniz bulunmamaktadır. Diğer yasadışı yollarla da bu tür otel kayıtlarının alınmasını tavsiye etmeyiz. Böyle bir durumun açığa çıkması halinde hukuki açıdan sorun yaşayacağınızı da bilmenizi isteriz.

 

 

 

Özel Dedektif olmak için neler gerekir?

 

Özel dedektiflik mesleği Dünya’da ilk olarak 1800 lü yılların ortalarında fransada uygulanmaya başlanmıştır. İnsanların ücreti karşılığında araştırma hizmeti alma fikri hoşlarına gittiği için özel dedektiflik mesleği insanlar tarafından benimsenmiştir. Dünya üzerinde hızla yayılan bu meslek başta Amerika olmak üzere Avrupa ve gelişmiş Dünya ülkelerinin neredeyse tamamında uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemizde özel dedektiflik mesleği 1990 lı yılların ortalarında özel dedektif Bilal KARTAL tarafından ilk olarak uygulanmaya başlanmıştır. Türk insanının da hoşuna giden ücret karşılığında araştırma hizmeti alma fikri özel dedektiflik mesleğinin ülkemizde kısa sürede sektör haline gelmesine neden olmuştur. Ülkemizde uygulanan hukuk sisteminde özel dedektiflik hizmetleriyle ilgili düzenlenmiş yürürlükte herhangi bir kanun ve kanun maddesi bulunmamaktadır. Bu nedenle ülkemizde uygulanan özel dedektiflik mesleğinin herhangi bir eğitimle denetleme mekanizması bulunmamaktadır. Ancak ülkemizde faaliyet gösteren çeşitli devlet ve özel üniversiteler özel güvenlik eğitimi yanında özel dedektiflik mesleğini de seçmeli ders olarak vererek özel dedektiflik mesleğinin eğitim temelleri atılmıştır. Günümüzde ülkemizde özel dedektif olmak için herhangi bir özellik ve sınırlama bulunmamaktadır. Bu nedenle isteyen her insan bağlı bulunduğu vergi dairesine giderek özel dedektiflik firması açabilir. Ancak bir kişinin özel dedektiflik işini meslek olarak edinebilmesi için çeşitli vasıflara sahip olması gerekmektedir. Bu vasıfların bazıları özel dedektiflik işini meslek olarak edinecek olan kişilerin ülkemizde yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu, Borçlar Kanunu, İcra İflas Kanunu, Türk Tüketici Kanunu ve faaliyet göstereceği alan ile ilgili kanunlar hakkında geniş detaylı ve yeterli bilgiye sahip olması gerekmektedir. Ayrıca Özel Dedektif olacak kişi motorlu ya da motorsuz taşıtları çok iyi kullanmalıdır. Bunun yanında Özel dedektif olmak isteyen kişinin her türlü elektronik cihazlar hakkında bilgi sahibi olmalı bu cihazları profesyonelce kullanabilmelidir. Özel dedektif olmak isteyen kişiler insan psikolojisi hakkında detaylı bilgiye sahip olmalı. Beden dilinden anlamalı, hafızalarının açık olması, zeki aynı zamanda akıllı, sportif hareketleri, engel hali bulunmamalıdır. Özel dedektif olmak isteyen kişiler karakter olarak insan haklarına, hukuka ve mevcut yasalara saygılı, mesleğini yasalar çerçevesin de icra eden kişiler olmalıdır.